Oğlum dünyaya gelince okuduğum kitaplar da yavaş yavaş değişir oldu. İnternetten bulduğum bu kitabı severek okudum. Ağlatarak çocuk eğitimine karşı olması beni hemen kendine bağladı. Çünkü yavrumun ağlamasına dayanamıyorum ve ağlata ağlata eğitim değil eziyet yapıldığını düşünüyorum.
İçeriği sadece yeni annelere değil ergenliğe dair bilgiler de içeriyor. Sorunlu ailelere çözüm önerileri de çok hoşuma gitti. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Herşey çok güzel de müdürümün yorumu beni cezbetti : anneliğin kitabını da erkekler yazmış. Siz ne düşünüyorsunuz?
okuyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okuyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Şubat 2014 Pazar
9 Kasım 2012 Cuma
"Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın" Mükemmel Güzel
En son "İhsan Oktay Anar'ın -Yedinci Gün- kitabını okuyordum. Kitaba başladım ama okuldaki yoğunluktan dolayı epey ilgilenemedim. Bu hafta okulda sınav haftası olduğundan öğrencileri sınav yapaken, hazır sessizliği bulmuşken okudum ve bir solukta bitirdim :)
Anar'ın dili epey ağırdır. Kitap okumaya yeni başlayanlar ya da hafif dille yazılmışları sevenler için esinlikle önermem. Ama benim gibi kitap kurtları için mükemmel bir kitap. Bitmesin diye yalvardıklarımdan, sayfaları çevirirken içimin gittiği kitaplardan. Tarihi Fantastik bir kitap diyebilirim. Tarihle hayal gücünü karıştırıp mükemmel bir kitap ortaya çıkarmış yazar.
Diğer kitaplara benzemiyor. Sayfada diyaloglar alt alta değil sıra sıra yazıldığı için, sayfalar dolu dolu :) Bu bazılarını sıkabilir ama beni mest etti. Eğer İhsan Oktay Anar'ı daha önce okumuşsanız içindeki güzel hikayeler hoşunuza gidebilir.
Şimdi gelelim yeni kitabıma. Başlıkta da yazdığı gibi: Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın" Bir de ben devamına Muhteşem Güzel ekledim ki gerçekten muhteşem. Dahi bir çocuk, babasını 11 Eylül saldırısında kaybedince babasının bıraktığı ama nereye ait olduğunu bilmediği bir anahtarı alıp arayışa giriyor. Ne hayatlar ve hikayeler.
Kitabın sadece konusu değil yazılış tarzı da mest etti beni, ara ara bom boş sayfalar, ya da tek bir cümle yazılmış sayfalar bulabilirsiniz. Hatta öyle ki kitabın içinde "kitabımı biri karalamış" diye düşünmeme neden olan karalanmış kısımlar da var. Ve bir çok fotoğraf. Bunların her biri kitabı okurken önem ve anlam kazanıyor.
Daha fazla anlatmayacağım ama bu kitabı satın aldığım gün bitirdim. Beyaz Kitaplar (en sevdiklerim) listesinde ilk 5e girdi diyebilirim. Tavsiye etmiyorum, ŞİDDETLE öneriyorum.
Kitabın içinden bir kaç kareyle yazımızı bitirelim. Fotograflar alıntıdır. (makinenin pili bitmiş foto alamadım )
Sevgiyle kalın ...
Anar'ın dili epey ağırdır. Kitap okumaya yeni başlayanlar ya da hafif dille yazılmışları sevenler için esinlikle önermem. Ama benim gibi kitap kurtları için mükemmel bir kitap. Bitmesin diye yalvardıklarımdan, sayfaları çevirirken içimin gittiği kitaplardan. Tarihi Fantastik bir kitap diyebilirim. Tarihle hayal gücünü karıştırıp mükemmel bir kitap ortaya çıkarmış yazar.
Diğer kitaplara benzemiyor. Sayfada diyaloglar alt alta değil sıra sıra yazıldığı için, sayfalar dolu dolu :) Bu bazılarını sıkabilir ama beni mest etti. Eğer İhsan Oktay Anar'ı daha önce okumuşsanız içindeki güzel hikayeler hoşunuza gidebilir.
Şimdi gelelim yeni kitabıma. Başlıkta da yazdığı gibi: Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın" Bir de ben devamına Muhteşem Güzel ekledim ki gerçekten muhteşem. Dahi bir çocuk, babasını 11 Eylül saldırısında kaybedince babasının bıraktığı ama nereye ait olduğunu bilmediği bir anahtarı alıp arayışa giriyor. Ne hayatlar ve hikayeler.
Kitabın sadece konusu değil yazılış tarzı da mest etti beni, ara ara bom boş sayfalar, ya da tek bir cümle yazılmış sayfalar bulabilirsiniz. Hatta öyle ki kitabın içinde "kitabımı biri karalamış" diye düşünmeme neden olan karalanmış kısımlar da var. Ve bir çok fotoğraf. Bunların her biri kitabı okurken önem ve anlam kazanıyor.
Daha fazla anlatmayacağım ama bu kitabı satın aldığım gün bitirdim. Beyaz Kitaplar (en sevdiklerim) listesinde ilk 5e girdi diyebilirim. Tavsiye etmiyorum, ŞİDDETLE öneriyorum.
Kitabın içinden bir kaç kareyle yazımızı bitirelim. Fotograflar alıntıdır. (makinenin pili bitmiş foto alamadım )
Sevgiyle kalın ...
15 Eylül 2012 Cumartesi
Okuyorum...
"Küçük mucizeler dükkanı" serisinin ardından yeni ve farklı tarz bir kitap okumak istedim. Evet "küçük mucizeler dükkanı" güzeldi ama ilk kitaptan sonrası beni çooook sıktı desem yalan olmaz. Sanki aynı şeyleri dönüp dolaşıp okuyorum gibi bir hisse kapıldım. Tavsiye eder miyim? Çok satan olduğuna aldanıp merak ediyorsanız okuyun ama size katacak hiç bir şeyi olmayan bir kitap bence. Yaz akşamları boş vakitleri değerlendirmek için okunabilecek çerezlik.
![]() |
| Gözlerini Sımsıkı Kapat - John Verdon |
Yeni başladığım kitabım tarz olarak "küçük mucizeler dükkanı" gibi değil. Dedektif ve macera. Emekli olmuş bir komiserin kimsenin çözemediği bir davayı almasıyla başlayan olaylar. Güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum çünkü serinin ilk kitabı "Aklından bir sayı tut" çok güzeldi.
Kitap bittiğinde ve yeni kitaba başladığımda yorumlarımı yazarım muhakkak.
Ben kitabı bitirene kadar şimdilik sevgiyle kalın...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




